SORGULAYAN ZİHNİMİZ BİZE KALSIN

         Bir önceki yazımda bilinçaltından ve bilinçaltı kullanılarak insanın yönlendirilebilir olduğundan bahsetmiştim. Yönlendirilebilir bilinçaltına sahipken aldığımız kararlar, yaptığımız seçimler bizim mi? Tekrar açacağım bu konuyu. Zira bilinçaltı çok geniş bir konu ve neredeyse hayatımızın yüzde doksanını bilinçaltındaki kayıtlara göre yaşadığımız göz önünde bulundurulursa az bile.

        Yüzeysel tekrar söylersek bizim her düşünceyi her olayı depoladığımız kara kutumuz bilinçaltımız. Şimdi bu değil gerçek mevzu. Bilinçaltımızı kullanarak bize yapılan ya da yapılmak istenilenler. Yıllardır bilinçaltı üzerinden en çok yapılan yönlendirme kuşkusuz reklamlar. Reklamlar ile gizli mesaj vererek ürün satmak. Görünenin ardında bir de hemen  görülmeyen gizli mesajlar da var. Bunlar ticari oyunlar. Bir de büyük oyunlar var. Bazen ülke çapında bazen de dünya çapında. Bazıları için komple teorisi bazıları için kirli oyun. Yalnız şurası gerçek yönlendirilme ihtimali olan bir şeyde yönlendirmeyi düşünen de eksik olmayacaktır. Dünyadaki savaşlar bile öyle değil mi? Birileri kendi çıkarları için savaş ister ama halk savaşır onlar izler. Savaş görünen yüzü peki ya görünmeyenler. Kendi çıkarları uğruna onca insanın ölmesine göz yumanlar en basit haliyle insanın zihniyle oynamayı mı düşünemeyecekler. Onlar düşünüyorlar zaten amaç başkaları düşünmesin, fark etmesin ve sorgulamasın.
        Bilinçaltı oyunlarına geri dönecek olursak diziler halay başı gibi mendil sallayacak nitelikte. Ahlak yerlerde. Önceden bize ahlaksız gelen birçok şeye diziler sayesinde alıştık. Yadırgamıyoruz bile çünkü izleye izleye bilinçaltımız kabul etti. Bir gün biz bile yapsak aynı şeyi koymayacak, normal gelecek. Tek ahlak değil, kadın cinayetleri ile ilgili yazımda da bahsetmiştim, bazı dizilerde kadın o kadar değersiz ki ne kadar sonu iyi biterse bitsin bilinçaltının işleyişine göre kodlanan ve verilen mesaj kadının değersizliği oluyor. Bazen bu sağlık üzerine bile olabiliyor. Geçen sefer verdiğim zeytinyağı örneği gibi. Hatta zamanında doktorlar çıkıp tereyağı zararlı dediler. Herkes inandı. Fazlası tabi zarar her şeyde olduğu gibi ama bu öyle lanse edilmedi. Tereyağı kötüydü. Televizyonda doktorlar sürekli bundan bahsediyordu. Onlar bilgili idi. Evet bilgilerine laf yok ama bazen ya yanılgı ya da ticaret için insanlar farklı hareket edebiliyorlar. Doğru gözüken yanlışlar insanlara sunulabiliyor. Bugün kesin doğru bildiğimiz bir şey belki gelecekte en büyük yanlışımız olacak.
        Bu noktada insanlar bilinçaltını iyi bilmeli, öğrenmeli ki gelecek tehlikelere karşı uyanık olabilsin. Sosyal medyayı es geçmemek lazım. Orada dayatılan hayatlar ile yaşıyor birçok insan. Tüm bunlar artık farklı bir insan versiyonu ortaya koydu. Sorgulamayan, düzene ayak uyduran ve ona ne gösterildiyse inanan insan tipi. Sorunsuz bir tip. Çıkarlarını gerçekleştirmek isteyenlerin önündeki en büyük engel sorgulayan bir insan. Oysaki düşünme, farkındalık ve irade insanı insan yapan nitelikler. Onları kaybedersek ortaya çıkan robottan farkı et ve kemik olan bir varlık olacak. Hatta günümüzde yapay zeka ile robotların düşünce konusunda bizden daha üstün olma ihtimalleri olduğu düşünülürse durum daha vahim. Uyanık olalım ve sorgulayan zihnimiz bize kalsın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: