KARA KUTUSU İLE GÜNÜMÜZ İNSANI

      İnsan gizemli bir bilmece. Neyi niçin yaptığını kestirmek çoğu zaman mümkün değil. Bırakın başkalarını bazen insanın kendi davranışlarını bile kestirmesi zor. Bazen bir olay olur ve insan normalin üstünde tepki verir. Eğer kendi içinde hiç yolculuğa çıkmamış bir kişi ise bunu niçin yaptığını hatta gerçekte neye tepki verdiğini bile bilemez. İnsanı böyle gizemli yapan onun kara kutusu olan bilinçaltı.

      Ne var ne yoksa depolandığı, tek bir anın, tek bir olayın bile es geçilmediği gizemli yer, kara kutu. Gece gündüz çalışır bilinçaltı. Tatil kavramı yok. Beyin dinlenir, bazen pasif olur ama o hep çalışır. Televizyon izlerken ya da sosyal medyada beyin pasif konuma geçer ve o daha aktif çalışır. İnsan uykudayken bile o aktiftir ve veri kaydındadır. Kaydın önemlisi ya da önemsizi yoktur onun için. Ne var ne yok hepsi analiz edilip ona göre kayıtlar oluşturulur. Hepsi bilinçaltı denilen bu gizemli yerde bir gün kullanılmak üzere saklanır. İnsan bilmez bu kayıtları. Benzer bir olay olduğunda, bilinçaltı kendince yorumladığı şekilde önlem olarak devreye sokar kaydı. Çocukken düştün canın yandı ve ağladın diyelim. Annen “Sus ağladığını duymayacağım” diye kızdı. Bilinçaltın kayda geçip “canın yandığında ağlama, kızarlar” diye kayıt aldıysa artık canın yandığında ağlayamayacaksın sebebini bilmeden. Bilinçaltının mantığı bir çocuğun mantığıyla aynı. Biz büyüsek de bu değişmiyor. Çocuk neye üzülür ve kendince ne sonuç çıkarırsa o da aynısını yapıyor. Tabi yine de en büyük ve güçlü kayıtlar kişi de çocukken yapılıyor ve kişi yetişkin olsa bile bu kayıtlar ile hayatı yaşıyor. Çünkü çocukken oluşan güçlü kayıtlar inanca dönüşüyor ve insanın tüm hayatını şekillendiriyor. Bu yüzden kimse çocukluğunu yabana atmasın. Her şeyin temeli orada. Eğer insan kendinde bir reform gerçekleştirmezse insan değişmez. Önceki hayatı neyse onun üzerinden hayat yaşamaya devam eder. Doğduğun ev kaderindir muhabbeti buradan geliyor. Her şey değişebilir şartlar, hayat koşulları ya da  çevre ama bilinçaltı siz onu değiştirmediğiniz sürece değişmez.

        İnsanı yönlendirilebilen kılan da bilinçaltı. Görsel ya da işitsel olarak insana sunulan veriler de bilinçaltında kayda sebep olur. Bu konuda tüm ülke olarak bilinçli bir şekilde margarin yedirilmek ve zeytinyağından uzaklaştırılmak üzere yapılmış, zamanında çok dinlediğimiz bir türkü buna güzel bir örnek. “Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman, senin gibi bir cahille ben evlendim diyemem aman…” herkesin bildiği bu türkü ile aslında farkında olmadan zeytinyağlı yemek ile basma fistanı cahillikle eşleştirilip insanlara sunuldu. Etkisi var mıydı? Fazlasıyla. O dönemleri görenler iyi bilir. Köyler de bile koca koca kutularda margarinler alınırdı. Tek türkü ile değil tabi ama bilinçaltı müzik ile daha etkili çalışıyor. Televizyonda anlatılanlar, dizi ya da filmlerle lanse edilenler de dahil olunca güçlü bir kombinasyon sağlanıyor. Neyse ki bilinçli birileri çıkıp zeytinyağı ve basmanın kötü ününü kurtardı.

       Yine geldik günümüze. Yine modern zaman diyeceğim ama çok güzel yönlendirildiğimiz bir dönem ne diyebilirim ki. Dört bir taraftan kuşatılıp algılarımızla sek sek oynandığı bu dönemde ne kadar özgün bir şekilde karar veriyoruz tartışılır. İnsanoğlu bu açıdan en zor imtihanını veriyor. Doğruyu yanlışı ayırt etmesinin yanında, aynı zamanda bunu yaparken gerçekten de doğru mu yoksa doğru diye o mu gösteriliyor bunu kestirmesi gerekiyor. Ne diyelim Allah yardımcımız olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: